Ş İ İ R B İ R D İ R İ L İ Ş T İ R

24/10/2005 - Ölü Aşklar Derneği / Şiir Atölyesi

 

_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _

Ş i i r A t ö l y e s i
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _

Hazırlayan: İsmail Cem Doğru

Yer: ÖAD Merkezi

Tarih:24 Ekim 2005 Saat:19:30


Edebiyata, şiire ve sanata gönül vermiş dostlarımız;
Hayatın içinde var olma telaşlarımızda,
Kendimize zaman ayırıp,
Güzel ve doğru olanla,
Yolumuza Devam ediyoruz!


Şiire olan tutkumuzla bir araya geldiğimiz derneğimizin çatısı altında, bildiklerimizi perçinlemek,
eksiklerimizi tamamlamak ve şiirimiz adına daha yetkin olabilmek,


Her anlamda şiire verdiğimiz emeğin, somut karşılığını almak, şiirin gerçek adresine varabilmek için sizlerle yola çıkmaya hazırlandık.

Bu yolda ilerlemek, şiirimizi etkin kılabilmek için Ölü Aşklar Derneği olarak önemli bir çalışmaylı başlatmak istiyoruz...

Ülkemizin en deÄŸerli ve etkin ÅŸairlerinin eÄŸitmenliÄŸinde, gerekli tüm konuların iÅŸleneceÄŸi, okul özelliÄŸi taşıyacak “Åžiir Atölyesi”ni Dernek Merkezimizde baÅŸlatıyoruz.

Toplantımıza, dernek üyesi olan veya olmayan herkes katılabilir.

Katılım için bilgi@oluasklardernegi.org ya da icemdogru@e-kolay.net adresine bilgi vermenizi rica ediyoruz.

Ölü Aşklar Derneği
Lokal Adresimiz

Ağa Hamamı Caddesi
KalloÄŸlu Mah. No: 61
Cihangir-İSTANBUL

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/10/2005 - BaÅŸkandan...

 

Ölü Aşklar Derneği 2003 yılında kuruldu

 

Üyelerini bir araya getirenin her ne kadar şiir sevgisi olduğunu söylesek de,gerçek şu ki bizleri biraraya getiren yüreklerimizin 6 milyar insan arasında diğer birçoğundan farklı atıyor olması!

Yani bu edebiyat derneğinde hepimizin antenleri çok uzun... Şu, doğanın medenileştikçe bizden kısalttığı his antenlermiz! Çabuk incinen ama bir o kadar da hayat sabrı taşıyan, yürekleri insan sevgisiyle dolu şiir ve huzur arayanların derneği burası.

Adını 'Ölü Aşkalr' koymamızı yadırgayanlar da oldu, bir o kadar enteresan ve tam içeriğine oturduğunu söyleyenler de...
Ölü Ozanlar'ı hatırlayan ve öyküyü sindirmiş olanlar 'niye ölü aşk' diye sormayacaklardır.
Edebiyat dünyasında hangi ırkın,ülkenin,zihniyetin ve medeniyetin kapısını aralarsanız aralayın temeli aşka dayanır..

Her yüz şiirden 99'u aşk üzerinedir.Her hikayenin nerdeyse tamamı bir aşk acısından fırlamıştır,her bestenin %99 u aşk halinden notalanmıştır...

Aşk, evren edebiyatının kökündedir!

Doğa aşkı, renk aşkı,insan aşkı..

Aşk denince sevginin hangi çeşidini algılarsanız algılayın,dönüp mazisine baktığınızda içinde bir ayrılık olduğundan bu yana adını 'aşk' koyduğunuzu fark edeceksiniz.
Aragon'un dediğini onaylar dururuz yüzyıllardır: Mutlu aşk yoktur...
Mutlu süren sevgi ayrılıkla ebedileştiğinde aşk rengini alır..
En güzel besteler,şiirler,tablolar aşk içinden çıkar.
İçi, hayatı satırlara dökmek ve insanı insan yapan duygularla yaşamı paylaşmakla dolu bir avuç insan, şiirle bir araya gelen insanlara yakışır bir biçimde,hiyerarşi oluşmasına izin vermeden ÖLÜ AŞKALR DERNEĞİni kurduk.

'Dernekleşme', kurumsallaşmak ve insanlara huzurun da var olduğunu anlatmak için güçbirliği yapmak anlamına geliyor hepimiz için!

Çünkü biz bir anlamda 'moral görevini' üstlenmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz.
Şiir dinletileri düzenlemek,insanların ruhlarına bir tür arınma yolu açmak adına çaba göstermeyi amaçlıyoruz.Biz, sürekli daha iyisine sahip olma zorundalığıyla insanı ezen bir medeniyetin kişlerden eksilttiklerinin peşindeyiz!

Şehir yaşamı,iş temposu,reklamlarda gördüğümüz her şeyi edinme kaosu derken,insanın kendini içinden çıkılmaz bir çözümsüzlükle baş başa hissetmesi işten değil!
Tüm bunların karşısında elinizden gelen bir şeylerin olduğunu anlatmak ve sevgiyi birbirimize bulaştırmak için bu dernekteyiz..
Türkiye genelinden yüzlerce gönlü pak insan www.oluasklardernegi.org adresinde yazışıyor, bir araya geliyor,şiir dinliyor,yemek yiyip sohbet ediyor,çözümsüzlüklerine yeni bakış açıları buluyor derneğimizde her meslekten her gelir seviyesinden her statüden insan var.

Çünkü ortak noktamız yaşam ve duygu..Yani insanı İNSAN yapanlar...

Bir yerde olmak ve kendinizi iyi hissetmek için bahane arıyorsanız ve şiir size yara merhemi etkisi yapıyorsa gelin..:

Biz hep buradayız..

Kollarımız sonuna kadar dostluk ve sevgiyle açık.

 

www.oluasklardernegi.org

 

bilgi@oluasklardernegi.org


AyÅŸenur S. YAZICI
Ölü Aşklar Derneği Başkanı

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/10/2005 - Üyelik Barvuru Formu

ÜYELİK FORMUNUN YAZICI FORMAT SAYFASINI GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN
BURAYA TIKLAYIN
          Ã–LÜ AÅžKLAR DERNEĞİ ÜYE BAÅžVURU FORMU
 
Adı Soyadı : ........................................................................................................................
Baba Adı : ........................................................................................................................
DoÄŸum Yeri ve Tarihi : ........................................................................................................................
UyruÄŸu : ........................................................................................................................
İkamet adresi : ........................................................................................................................
İş Adresi : ........................................................................................................................
MesleÄŸi : ........................................................................................................................
Ev Telefonu : ........................................................................................................................
İş Telefonu : ........................................................................................................................
Cep Telefonu : ........................................................................................................................
Kan Grubu : ........................................................................................................................
E-Mail Adresi : ........................................................................................................................
Yıllık Aidat Taahhüdü : 120.000.000.- (Aylık 10 milyon)
 
    ......./ ......./ 2004

Adı Soyadı - İmzası
 
BU BÖLÜM DERNEK YÖNETİMİNCE DOLDURULACAKTIR
ÜyeliÄŸe Alınış Karar Tarihi :......./........../ 2004  
Üyelik No :............................  
 
Banka Hesabımız :
İş Bankası Pangaltı / İstanbul Şubesi
Hesap No : 304400780291
Åžube Kodu : 1041
 
 


EK : 1 Adet vesikalık Fotoğraf.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/10/2005 - KuruluÅŸ Hikayemiz

Zindan. Adının çağrıştırdığı tüm olumsuzlukların tersine, sempatik, yarı loş aydınlatılmış, basık tavanlı, tahta masa ve iskemleleriyle, banklarıyla, şirin bir cafe-bar. Beyoğlu nun ara sokaklarına serpiştirilmiş, belki de yüzlercesinden biri.

Her gece program yapan neşeli bir fasıl topluluğu. Udlarıyla, kemanlarıyla, klarneti, kanunu, darbukasıyla. Zindan bu geceye de alışık olduğu diğer herhangi bir geceye başladığı gibi başlamıştı. Ama, bu gece Zindan da farklı olan bir şeyler vardı. Farklı olan bu gece ağırladığı konuklarıydı.

Daha önce, belki de birbirlerini hiç görmemiş, seslerini duymamış,ellerini sıkmamış kırk-elli kişilik seçkin bir topluluk. Buna karşın, sanki yıllardır birbirlerini tanıyormuşçasına, sanki yıllardır dostluğu,acıları, sevinçleri paylaşmışçasına kaynaşıveren, sıcacık koyu sohbetlere dalıveren bir güzel insanlar topluluğu. Sohbetlerin konusu da belli. Şiir. Bu geceyi de, katılanları da farklı kılan şiirdi zaten. Bu insanlar, Evreni,insanlığı,doğayı,yaşamı farklı bakış açılarıyla algılayan,yorumlayan yaşayan insanlardı.Ortak duygular bu denli sıcak bir kaynaşmanın kaynağıydı.El ele tutuşup halay çekebiliyorlar, sirtakide oynayabiliyorlar, duygulu nağmelere kaptırıp kendilerini dans da edebiliyorlardı.Ne eller yabancıydı birbirine,ne gözler,ne de yürekler.

Gecenin ilerleyen saatlerinde şiirlerde seslendirildi,yorumlandı.Ayşenur YAZICI nın içli,buğulu sesi, İsmail Cem DOĞRU nun duygulu seslenişleriyle.

Gecenin sonuna doğruydu.Herkesin yüzünde böylesi güzel bir gecenin bitecek olmasının hüznü okunuyordu.Neredeyse yeniden bir araya gelmenin özlemi fısıldanır olmuştu.Bu fısıltıları , o anda birisi seslendirdi. Hem de oldukça güzel ve de yüksek sesle;

- ArkadaÅŸlar…! Gelin bir dernek kuralım,yine bir araya gelip ÅŸiirler okuyalım.!

Bu seslenişi yapan Ayşenur YAZICI ydı.İnsanlarda belki de içlenrinden geçenin seslendirilmiş olmasının şaşkınılığı ile kısacık bir suskunluk, ardından patlayan coşkulu bir alkış.Bu alkışlar, derneğin hemen o anda , oracıkta kurulmasına verilen bir onay, ortak bir istem gibiydi. Kuruluş için on kadar isim de hemen bulundu. Telefonlar,adresler alındı. Hazırlanacak belgeler bile listelendi.


Ardından, değişik gün ve yerlerde yapılan bir dizi toplantının sonunda, belgeler hazırlandı,tüzükler oluşturuldu, başvurular yapıldı, görevler paylaşıldı.

Ayşenur YAZICI başkan, Şule AYDEMİR başk.yard. Yaşar YIDIZ sekreter, Ebru DELİCE sayman, Elif Şebnem AKAL, Ayten ÇOLAKOĞLU, Çağıl ENER üye olarak görev aldılar. Üyeler arasında olmasa da Ahmet ERDEM in bütün aşamalarda değerli katkıları olmuştur.

Sonuçta; 13.11.2003 tarihinde gerekli izinler alınarak derneğin kuruluşu gerçekleştirildi. Daha ilk ay içinde yirminin üzerinde üye kaydı bile yapıldı. Üye sayımızın aylar içinde yüzlere, binlere ulaşacağı inancıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İzlediğiniz bu site de, bu çalışmalarımızın bir ürünü.

Evrende sevgi var oldukça, sevgiye yüreğinde ve yaşamında yer ayırabilen insanlar oldukça ÖLÜ AŞKLAR DERNEĞİ var olacak, bu insanlar çoğaldıkça, ÖLÜ AŞKLAR DERNEĞİ büyüyecektir. Günümüz toplumunda anlamını yitirmeye başlayan sevgi, yeniden yüce bir değer olmalıdır. ÖLÜ AŞKLAR DERNEĞİ bu amaç için de var olacaktır.

ADIMIZA ÖLÜ AŞKLAR DERNEĞİ DEDİK.

ASLINDA AŞKIN ÖLÜMSÜZLÜĞÜNÜ VURGULAMAK İSTEDİK.

YaÅŸar YILDIZ

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/10/2005 - Kuruluş Amacı, Felsefesi ve Hedefi

Ölü Aşklar Derneği, şairlerin buluşma gecesinde herkesin ortak bir acısının keşfedilmesiyle bir fikir olarak ortaya atıldı. "Aşk acısı!" ... Üstelik artık biraraya gelinmesi imkansız eski sevgi yanıklarından bile yeni aşk acısı çıkaranlar bir araya gelmişti.. Ortak paydayı, tüm insanlık bazında edebiyat ve felsefe açısından inceleyince de karşımıza bunun bir hastalık gibi yüzyıllarca aynı şekilde sürdüğü ve haz veren bir acı şekline dönüştüğünü gördük...

Kuruluş amacı:

Bu aşk acısını üretime çeviren tüm sanat dallarındaki insanları yüreklendirmek ve yalnız olmadıklarını, sağaltılabilecek bir hastalıkla beraber olduklarını anlatabilmekti.. Bunun ardından yaratımlarını değerlendirmek tabii en önemlisi.Ortak paydayla buluşan bu insanların acılarını, ilgiyle forum, panel, konuşma ve şiir geceleriyle değerlendirmek ve ruhsal incinmişliklerini ,insan sağlığına zarar veren boyutundan çıkarıp topluma ve aşka olan inancına tekrar bağlamak ....

Amaçlardan biri ve en önemlisi:

Deneyimli olanların, ateşli sayıklamalar ve yıkım aşamasını geçmiş, nekahat döneminde yeniden ayağa kalkmaya çalışanlara yardımcı olabilecek bilgi alış verişinde bulunabilecekler. Psikolojik yardım alacak ve aşk hikayelerini paylaşabilecekleri bir ortam bulup rahatlayabilecekler... En güzel şiir, şarkı ,tablo ve öyküler aşk acısının yoğun yaşandığı zamanlarda üretime dönüşüyor.Bunların değerlendirilmesi için de dernek çatısı güzel bir ortam oluşturacak..

a. Bu bağlamda yanyana gelen kişilerin perspektifleri ve buluşma noktaları? (tesadüf mü yoksa mesleki, ideal, uğraş benzerlikleri; ya da travmatik benzerlikler vs.)

Elbette ki derneğe üye olanlar bir şekilde hayatının bir döneminde aşk acısı çekmiş, bunu unutmamış ve ölü olan bir duyguyu sürekli yüreğinde canlı tutan insanlardan oluşuyor! Ama arzu edenler aşk sızısı olmasa bile, sadece aşkın felsefi yanını da konuşulduğu toplantı ve panellere, ya da şiir dinletilerine katılmak için üye olabilirler... Sonuçta, maddi dünyanın erozyona uğrattığı derin sevgilerin ve sadakatin yok olmadığına ,aşkın hala olduğuna inananların birikimlerini de paylaştığı bir ortam oluşuyor. Kuruluşla birlikte yanyana gelen üyelerin en büyük ortak noktaları hassas , kırılgan ve acıyla üretmeyi bilen insan olmaları. İnce düşünen, incitmekten ve incinmekten sakınan, insanı insan yapan değerleri yüksek, eğitimli, şiddeti ve acıyı tanımlamış "ben" demeden "biz " diyebildikleri için insanlara zarar veren bencilliklerden yüksünmüş olmaları.

Travmatik benzerlikler diyebiliriz ama bunun hastalık derecesinde algılanmasına karşıyım.İnsana olan inancı sarsılmış diyebiliriz genelde... Aşkın en derin yerinde aldatılmış, parası için aşk adı altında sömürülmüş ve aldanmış, eşi tarafından bir başka kadın için terk edilmiş, yanlış insanları sevmiş ve unutmak için bir yaşam desteğini arayan,üretken ve sağlam sosyal konumlarda olan, şairler ,ressamlar, işadamları ve kadınları var... İdeal ortaklığı da bulabiliriz bir araya gelmiş bu insanlar arasında.Huzurlu ve pişmanlıklardan arınmış, "keşke"leri düşünmek istemeyen sanatla bunu ifade eden ve paylaştığı hayatı insani değerler içinde arzulayan bir grup...

Kısacası, yaşamı seven,yaşam dolu,inançlı ama bir şekilde sarsılmış ve incinmiş insanlar.

b. Kuruluşun isim seçimindeki ironinin şiirsel ya da sosyolojik bir açıklamasi yapılabilir mi?

Ölü Aşkın sosyolojik açıklaması sanırım günümüzün dejenere olmuş aşklarını anlatabilir ancak! Hani diyorlar ya magazin haberlerinde: "Fatma'nın yeni aşkı" ya da "bir gecelik aşkı" diye! Aşk yeniliklerle anılabiliyor, bir geceye sığdırılabiliyor...(!) Ölümsüz olan sevgi ve tutkunun adı olan aşk, sanırım hanımkızların bir gecelik yeni sevgilisi için kullanılmak zorunda kalıyor! Yoksa ayrangönüllü ya da hayat kadını demeleri gerek!..Bu da hakaret olur.Aşk kirletiliyor kelimelerle ne yazık ki. Doğru, sosyolojik olarak aşkı medeniyetle rendelediğimizden artık doğuştan ölü, aşklar. Bizim "ÖLÜ AŞKLAR DERNEĞİ"ismini seçmemizdeki en yakın hatırlatma ölü ozanlardan geldi..Filmi, şiirsel yaşama tutkun yaşayan, edebi yanıylada hayata tutunan insanların belleğinden hiç çıkmadı.Hepsi hayattaydı :)) Ölü aşkdaki ironi, aşkın ölümsüz olmasından ve ayrılınca yaşamaya başlamasından çıkıyor. Ayrılıkla bitmeyen duygu birliktelikleri "sevgi" adı altında kalıyor..Sevdik,anlaşamadık ayrıldık diyenler bir süre sonra alışkanlık olan sevgilerini ,acılarını üzerlerinden atabiliyorlar. Aragon'un dediği mutlu aşk yoktur sözü de, gerçek ve sona ulaşamamış aşkın ayrılıkla beslenmesi ve mutsuzlukla perçinleşip ölümsüzleşmesini ne güzel betimleyen ifade. İşte bunun için ölü aşkları topladık,ölümsüz ama artık asla birleşilemeyecek bir yaşamda üretime çevirmeye karar verdik! Ölü olduğu için aşk var!

Ne çok varmış meğer...

c. Tayin edilmis hedefler arasinda toplumsal sorunlara yönelik cözümsel katkilar var mi? Neler?

Geçenlerde bir gazetede haber olarak çıktı. İnsanoğlunun ruh haliyle üretiminin doğru orantılı olduğunu biliyoruz.Haberde, toplumda yaşantısını sürdürürken bir şekilde "itelenmişlik" duygusu duyan insanların içlerine kapandığını ve bir aşk acısında kolu kırılmış bir insanın hissettiği acının aynısını beyin merkezinde hissettiğini yazıyordu. Kendini bu denli acılı, itelenmiş, sevdiği tarafından istenmeyen, yapayalnız kalmış hisseden bir aşk kazazedesi toplumda da negatif etkisiyle yaşıyor. İşini daha az seviyor, yaşamın manasını görmek anlamak istemiyor, giyimine, sağlığına, geleceğine ait özenleri reddediyor.Psikolojik bir çöküş içinde hayattan sıyrılıyor. Sanırım kendini aciz hissettiğinden, çözüm bulamadığından, çıkış aralayamadığından kendi içine kapanıyor. Birey bireylikten çıkıyor.Arabesk bir kaos içinde, kader çarkı inancıyla herşeyi salıvermiş bir yıkılmışlık içinde dibe iniyor. Kendiyle aynı gözyaşlarından geçmiş insanlarla bir arada olması, haklı olduğunu başka ağızlardan da dinlemesi, aşkın felsefi yanıyla da tanışması, yalnız olmadığını anlaması onu yaşama yeniden döndürmenin ilk adımıdır. Ardından, yaşamın tadlarından birinin aşk olduğunu anlaması ve o derin tutkuyu acı sebebi değil iftihar sebebi haline getirerek ve üreterek yaşaması için tüm paylaşımlar ve destek yapılacaktır.. Bir sosyolog üyemiz olursa çok sevineceğim:) Bir de danışman psikolog. oluasklardernegi.org yakında bizim iletişim sitemiz ve toplantılarımızı burada duyuru yerinde duyuracağız.Üye kayıtları devam ediyor..Çoook çok çoğalıyoruz:))

d. Bu yapiyla benzerlik kurmak gerekse, yerel ya da global anlamda benzerleri hangi kuruluslar olabilirdi?

Biz duygu ile toplanıyoruz. Bir ihbar alıp gidip orayı sivil bir toplum örgütü gibi inceleyip rapor hazırlayıp yetkili merciiye sunup çevreyi koruma gibi bir misyonumuz yok. Aman, öyle olsaydı gidip aşık kişiyi kahreden diğer tarafı bulup,arayı yapma gibi bir görev olurdu ki, işimiz işti!! :))) Benzer kuruluş çok var ama spesifik alanları var onların.Mesela doğa melekleri derneği,boşanmış kadınlar derneği de kuruldu ..Sanırım oradan da üye gelecek:) Bizim benzerimiz yok! Taşınmaz malları olan bir dernek.Taşınır tek malımız da "aşk" ...! Taşıyabilen, yakınan, yakınmayan,inanan , paylaşmak isteyen, hayata dönmek isteyen , üretmek isteyen herkese kapımız açık. Ayda bir kez toplanıp paylaşıyoruz konularımızı. Acil danışman bile var sitemizde problemleri olanlara akıl vermek için!
Sevgiler

AyÅŸenur YAZICI

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bir yerde olmak ve kendinizi iyi hissetmek için bahane arıyorsanız ve şiir size yara merhemi etkisi yapıyorsa gelin..: Biz hep buradayız.. Kollarımız sonuna kadar dostluk ve sevgiyle açık. Ayşenur S. YAZICI Ölü Aşklar Derneği Başkanı

Son Yazılarım

Ölü Aşklar Derneği / Şiir Atölyesi
BaÅŸkandan...
Üyelik Barvuru Formu
KuruluÅŸ Hikayemiz
Kuruluş Amacı, Felsefesi ve Hedefi
Ölü Aşklar Derneği Ana Tüzüğü
Yönetim Kurulu

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
ArÅŸiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

okay YILDIZ
geda